Hastayken Diş Çekilir mi? Hangi Durumlarda Çekilmez
Diş çekimi, ağız ve diş sağlığını korumak amacıyla sık uygulanan cerrahi işlemlerden biridir. Ancak bu işlemin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için yalnızca dişin durumu değil, hastanın genel sağlık durumu da dikkate alınmalıdır. Özellikle grip, enfeksiyon, kronik hastalıklar ya da bağışıklık sistemini etkileyen durumlar söz konusu olduğunda “hastayken diş çekilir mi?” sorusu daha da önem kazanır. Diş çekimi kararı verilirken hastanın mevcut rahatsızlıkları, kullandığı ilaçlar ve vücudun iyileşme kapasitesi değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda diş çekimi ertelenebilirken, bazı acil hallerde hastalık varlığına rağmen işlem yapılması gerekebilir. Bu nedenle her hasta için bireysel bir değerlendirme yapılması şarttır.
Genel Durumda Diş Çekimi ve Gerekli Olduğu Durumlar
- İleri derecede çürük diş: Çürük dokunun dişin büyük bir kısmını tahrip ettiği ve dolgu ya da kanal tedavisiyle kurtarılamadığı durumlarda diş çekimi gerekli olabilir. Bu tür dişler ağızda bırakıldığında enfeksiyon kaynağı haline gelebilir.
- İleri diş eti hastalığına bağlı diş kaybı: Diş eti çekilmesi ve kemik kaybı nedeniyle aşırı derecede sallanan dişler, çiğneme fonksiyonunu bozduğu gibi çevre dokular için de risk oluşturur. Bu gibi durumlarda dişin çekilmesi tercih edilir.
- Gömülü veya yarı gömülü dişler: Özellikle yirmi yaş dişleri, çevre dişlere baskı yapıyor, sık enfeksiyona neden oluyor ya da ağrı oluşturuyorsa çekim endikasyonu doğar.
- Ortodontik tedavi gereksinimi: Dişlerde ciddi çapraşıklık varsa ve tedavi için ağızda yer açılması gerekiyorsa, planlı şekilde diş çekimi yapılabilir.
Genel sağlık durumu iyi olan bireylerde bu tür çekimler çoğunlukla lokal anestezi altında, kısa sürede ve sorunsuz şekilde tamamlanır. Ancak her durumda dişin ağızda tutulup tutulamayacağı mutlaka diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Diş Çekimi Gerektiren Acil Durumlar
Bazı durumlarda diş çekimi ertelenemez ve acil müdahale gerektirir. Şiddetli ağrıya neden olan, antibiyotik ve ağrı kesici tedavisine rağmen kontrol altına alınamayan diş enfeksiyonları bu durumlara örnek gösterilebilir. Özellikle enfeksiyonun çene kemiğine veya çevre dokulara yayılma riski varsa, diş çekimi kaçınılmaz hale gelebilir.
Travma sonucu kırılan ve onarılması mümkün olmayan dişler de acil çekim gerektiren durumlar arasındadır. Bunun yanı sıra diş apsesiyle birlikte ateş, yüzde belirgin şişlik, yutma güçlüğü veya ağız açmada kısıtlılık gibi belirtiler görülüyorsa, bu tablo sadece ağız sağlığını değil genel sağlığı da tehdit edebilir. Bu tür vakalarda hastanın genel durumu değerlendirilir, gerekirse enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra ya da gerekli önlemler alınarak diş çekimi yapılır.
Hastayken Diş Çekimi Riskleri
Hastalık döneminde diş çekimi yapılması bazı riskleri beraberinde getirebilir. Özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde vücudun iyileşme kapasitesi düşebilir ve komplikasyon riski artabilir. Bu nedenle hastayken diş çekimi kararı dikkatle verilmelidir.
- Enfeksiyonun çevre dokulara veya kana yayılma riskinin artması
- Çekim sonrası iyileşme süresinin uzaması
- Kanamanın daha zor kontrol altına alınması
- Bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda iltihaplanma riskinin yükselmesi
- Kullanılan ilaçlarla (antibiyotikler, kan sulandırıcılar, ateş düşürücüler) etkileşim ihtimali
Bu riskler her hastada aynı düzeyde görülmez. Hafif seyirli bir üst solunum yolu enfeksiyonu ile ciddi sistemik hastalıklar arasında önemli farklar vardır.
Hangi Hastalıklarda Diş Çekimi Yapılmaz?
Bazı hastalıklarda diş çekimi genellikle ertelenir ya da özel önlemler alınmadan yapılmaz. Kontrolsüz diyabet hastalarında yara iyileşmesi gecikebilir ve enfeksiyon riski artar. Benzer şekilde kontrol altına alınmamış hipertansiyon ve ciddi kalp-damar hastalıkları olan bireylerde de diş çekimi riskli olabilir.
Ayrıca pıhtılaşma bozukluğu bulunan hastalar, kan sulandırıcı ilaç kullananlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde diş çekimi öncesi mutlaka ilgili branş hekimleriyle görüşülmelidir. Ateşli ve aktif enfeksiyonla seyreden hastalıklarda ise genellikle öncelikle genel durumun düzelmesi beklenir.
Diş Çekimi Öncesi ve Sonrası Alınacak Önlemler
Diş çekiminin güvenli bir şekilde yapılabilmesi ve iyileşme sürecinin sorunsuz geçmesi için hem öncesinde hem de sonrasında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bu önlemler, özellikle hastalık dönemlerinde daha da önem kazanır.
- Mevcut hastalıklar ve düzenli kullanılan ilaçlar mutlaka diş hekimine bildirilmelidir
- Gerekli görüldüğünde kan tahlilleri ve doktor konsültasyonları yapılmalıdır
- Diş çekimi sonrası ilk 24 saat tükürme, gargara yapma ve sigara kullanımından kaçınılmalıdır
- Çekim bölgesi temiz tutulmalı, hekimin önerdiği ilaçlar düzenli şekilde kullanılmalıdır
- Aşırı kanama, şiddetli ağrı, ateş veya artan şişlik durumunda vakit kaybetmeden diş hekimine başvurulmalıdır
Bu önlemlere uyulması, diş çekimi sonrası oluşabilecek enfeksiyon, kanama ve iyileşme gecikmesi gibi komplikasyonların önüne geçilmesine yardımcı olur. Özellikle hastalık döneminde yapılan çekimlerde, hekimin önerilerine titizlikle uyulması iyileşme sürecinin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar.
AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
iLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK TEDAVİLER

İmplant Tedavisi

Porselen Laminalar

Bonding Uygulaması

Ortodonti
Ekiz Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği
Hayalinizdeki gülümsemeye kavuşabilmeniz için size yardımcı olmaktan mutluluk duyarız. Dilediğiniz zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.
+90 212 809 47 47
Çalışma Saatleri: 09:00 - 19:00
[email protected]
Her türlü soru ve randevu için...
Sarıyer/İstanbul
Vadikoru, No:10/A İç Kapı No:100